<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dini Sohbet</title>
	<atom:link href="http://www.islamisohbetciler.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamisohbetciler.com</link>
	<description>Dini sohbet ve islami sohbet odaları..</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Mar 2010 18:56:12 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Avrupa&#8217;da Tesettür</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/avrupada-tesettur.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/avrupada-tesettur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 18:56:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Sohbet Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3321</guid>
		<description><![CDATA[AVRUPA&#8217;DA TESETTÜR TARTIŞMALARI
Mustafa Özcan
Yeni Asya Gazetesi yazarı
İslam Avrupa&#8217;daki tartışmaların odağında yer alıyor. Avrupa kimliği bağlamında yapılan tartışmalarda ister istemez İslam da gündeme geliyor. İslam&#8217;ın bu yaşlı kıtanın yeniden inşasında oynayacağı rol ve kazanacağı konum sürekli tartışılıyor.
Şimdi çeşitli Avrupa ülkelerinde başörtüsüyle ilgili gelişmeleri incelemek istiyoruz.
Fransa
Fransa&#8217;da Üçüncü Cumhuriyet&#8217;le birlikte 9 Aralık 1905&#8242;de kilise ile devlet arasında din [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AVRUPA&#8217;DA TESETTÜR TARTIŞMALARI</p>
<p>Mustafa Özcan</p>
<p>Yeni Asya Gazetesi yazarı</p>
<p>İslam Avrupa&#8217;daki tartışmaların odağında yer alıyor. Avrupa kimliği bağlamında yapılan tartışmalarda ister istemez İslam da gündeme geliyor. İslam&#8217;ın bu yaşlı kıtanın yeniden inşasında oynayacağı rol ve kazanacağı konum sürekli tartışılıyor.</p>
<p>Şimdi çeşitli Avrupa ülkelerinde başörtüsüyle ilgili gelişmeleri incelemek istiyoruz.</p>
<p>Fransa</p>
<p>Fransa&#8217;da Üçüncü Cumhuriyet&#8217;le birlikte 9 Aralık 1905&#8242;de kilise ile devlet arasında din devlet ayrımını esas alan kanun kabul edilmiştir. Bu ayrım sonucu kilisenin sahip olduğu sivil otorite belediyelere intikal etmiş, dini nikahın yerini resmi nikah almıştır. Kilise, evlenme ve boşanma gibi konulardaki selahiyetlerini belediyeler lehine terketmiştir. Devlet dini alandan tamamen ayrılmış ve dini hizmetleri finanse etmekten tamamen çekilmiştir. Üçüncü Cumhuriyet, liselerde laik eğitimi empoze etmiştir. 28 Mart 1882&#8242;den itibaren de liselerden din dersleri tamamen kaldırılmıştır. 1886&#8242;da liselerde papazların yerine laik hocaların din dersi vermesi sağlanmış, din eğitimi ise özel okulların ihtisasına bırakılmıştır. Devletin laik karakteri özel okullara ve onların dini alanlarına yardım yapmayı bile yasaklamıştır.</p>
<p>Belirli bir din lehinde propaganda amacı taşımadıkça, dini sembol ve kıyafetlerin giyilmesine de müsaade ediliyordu. Başörtüsü tartışmasının gerisinde bu husus var. Yasakçılar başörtüsünün zımni propaganda amacını taşıdığı görüşünü savunuyorlar. Onlarda bu, saplantı halini almış. Olayın bir başka boyutu da Müslüman kızların spor derslerinin bir kısmını boykot etmeleri. Özellikle mecburi olan yüzme dersine katılmak istememeleri.</p>
<p>Fransa&#8217;da eğitim toplumun değer yargılarına aldırmadan ilim öğretmek olarak telakki ediliyor. Bu bağlamda başörtüsü buna mani bir dini kimlik ve aidiyet olarak görülüyor. 19. yüzyılın laikçiliği kilisenin gölgesinden kurtulmayı amaçlarken Chirac laikliği ise, Cumhuriyetin değerlerini korumayı amaç edinmiş görünüyor. İslami kimliği cumhuriyetin değerlerine bir saldırı olarak değerlendiriyorlar. Türkiye&#8217;deki bazı laik çevreler gibi başörtüsünü Cumhuriyet&#8217;in ilkelerine bir başkaldırı ve meydan okuma olarak görüyorlar.</p>
<p>Fransa&#8217;da yeni teşekkül eden İslam Konseyi, okullardaki başörtüsü yasağı konusunda sessiz kalıyor. Sol ve sağ bu yönde bir kanuna evet derken Le Pen&#8217;in Milliyetçi Cephesi kanun konulmasına karşı çıkıyor. Bu meselede kanun arayışı yasak lehinde gelişiyor. Fransa&#8217;da da Başbakan Raffarin, kanun olduğu görüşünü savunuyor. Ancak bunun da hesap edilemez yan tesirleri var. Sözgelimi dindarları yeraltına itebilir. Lille&#8217;deki gibi özel okullar furyasını hızlandırabilir. İçişleri Bakanı Sarkozy bu okullara &#8220;tefrikaya medar okullar&#8221;, yani bir manada bölücü okullar gözüyle bakmaktadır. Bu durumda kontrol haricindeki okulların &#8220;aşırılık yuva&#8221;ları haline geleceği endişesini taşıyanlar var.</p>
<p>6 milyona yakın Müslüman&#8217;ın yaşadığı Fransa&#8217;da başörtüsü meselesi ilk kez 1989&#8242;da ortaya çıktı. Creil kentinde Gabriel Hovez Koleji&#8217;nde okuyan 3 Faslı öğrenci başörtülü olmaları nedeniyle okula alınmadı. Okul müdürünün, derslere başörtülü girmenin &#8220;laikliğe ve devlet okullarının tarafsızlığına aykırı&#8221; olduğu gerekçesiyle başlattığı yasak, kısa sürede ülke gündemine yerleşerek laiklik tartışması haline geldi. Fransız medyasının da yön vermesiyle birlikte giderek alevlenen tartışmalar dönemin, sosyalist hükümetini zor durumda bıraktı. Zor anlar yaşayan Milli Eğitim Bakanı Lionel Jospin konuyu Danıştay&#8217;a (Conseil d&#8217;Etat) havale etti. 27 Kasım 1989&#8242;da kararını bildiren Danıştay, başörtüsü dahil küçük dini sembollerin açıkça başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde öğrenciler tarafından takılmasının laiklik ve cumhuriyet ilkeleriyle çelişmeyeceğine karar verdi. Danıştay söz konusu kararında, &#8220;baskı, provokasyon ve propaganda&#8221; amaçlı durumların dışında &#8220;özgürlük&#8221; ilkesinin başkalarının haklarına saygılı olmak şartıyla öğrencilere okullarda dini inançlarını ifade edebilme ve yerine getirebilme hakkını verdiğini bildirmiştir. Danıştay kararı konuya hukuki bir düzenleme getirerek tartışmaları bir nebze olsun dindirdi. Fransız ilk öğretim okullarında isteyen Müslüman kızlar derslerine başörtülü olarak girebiliyorlar. Fakat Danıştay kararındaki &#8220;başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde&#8221; kaydının düşülmesi, yorum farklarına neden oluyor. Bazı yorum farklılıklarından dolayı, aynen Türkiye&#8217;de yaşandığı gibi bazı okullarda yöneticilerin yasaklama taraftarı tavırlarını sürdürmeleri nedeniyle münferit hadiseler hiç eksik olmuyor. Mahkemeye taşınan olayların tamamına yakınında, öğrenciler Danıştay kararı referans gösterilerek haklı bulunuyor.</p>
<p>1994 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı François Bayrou&#8217;nun başörtüsünü hedef alan, &#8220;dini semboller genelgesi&#8221; okul müdürlerinin yorumuna açık bir durum ortaya çıkardı. Bu genelge, müdürleri keyiflerince ve dilediklerince yasak getirmeye adeta teşvik etti. Genelgenin ardından okullarda yaşanan münferit hadiseler bir dalga halini aldı. Tartışmaların alevlenmesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, Hanifi Şerifi&#8217;yi mağdur öğrenciler ve okul yöneticileri arasında aracı olması için görevlendirdi. Görevlendirildiği tarihten itibaren yaşanan münferit hadiselerin sayısının yarı yarıya azaldığını açıklayan Şerifi, vakaların bıçak gibi kesilmesini, okul yöneticilerinin &#8220;konuyu&#8221; daha iyi gözlemlemesine ve anlayışla yaklaşmasına bağlıyor. Devlet içinde meselenin çığ gibi büyümesi meselenin yeniden üst düzeyde ele alınmasını bir nevi mecbur hale getirdi. İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy, başörtüsü konusunda yeni bir kanunun ülkedeki dinler savaşını yeniden kızıştıracağını söyleyerek mevcut yasanın sertleştirilmesine karşı çıkmıştı. Ortada olmayan bir metin için gerilim çıkarmanın ülkeye fayda sağlamayacağını ve zarar vereceğini açıklayarak duruma el koyan Chirac, bakanları ve milletvekillerini sağduyulu olmaya davet etti. Konuyu çözmek için de laiklik komisyonu kurulması talimatı verdi.</p>
<p>Başörtüsü nedeniyle Fransa laik köklerinden çözüm bulmaya çalışıyor. Bernard Stasi&#8217;nin başkanlığında 20 üyeden müteşekkil Laiklik Komisyonu okullarda başörtüsünün geleceğine dair çözüm üretmeye çalışı. Laiklik Komisyonu görüşlerini açıklayan Fransa İslam Konseyi (CFCM) Başkanı Delil Ebubekir, okullarda başörtüsü yasağı için yasa çıkartılmasına muhalefet ediyor. Bunu şık ve uygun bulmuyor. Cezayir asıllı bir Müslüman olan Delil Ebubekir: &#8220;Müslümanlar yaşadıkları ülkelerde yasalara saygı göstermeliler. Ancak Fransa&#8217;da başörtüsüyle ilgili yasa yapılmasını arzu etmiyorum. Başörtüsü dini bir öğüttür. Ancak dini siyasete çeken akımlar tarafından saptırılarak kullanılıyor&#8221; diyor. Başbakan Jean-Pierre Raffarin, laikliği ve cumhuriyet değerlerini korumak için yasa hazırladıklarını ve dinin gösterişe alet edilmesine izin vermeyeceklerini söylüyor. İçişleri Bakanı Sarkozy ise, &#8220;aşırı dinci&#8221; imamları geri göndermek, camileri kapatmak ve kökten dincilere vize vermeyerek, Fransa&#8217;ya sokmamakla tehdit ediyor. Bunlardan bazıları fiilen de uygulanıyor. Özellikle Fransa ve İtalya gibi ülkeler bazı göçmenleri ve &#8220;sivri&#8221; konuşan imamları geldikleri yere geri gönderiyor. Görüldüğü gibi, Fransız yetkililer dini kıyafet yerine laik üniformaya dönüşü savunuyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/avrupada-tesettur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eşsiz Sevgili</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/essiz-sevgili.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/essiz-sevgili.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 18:45:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Sohbet Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3319</guid>
		<description><![CDATA[GERÇEK SEVGİLİYİ NE KADAR ARIYORUZ ?
Süleyman KÖSMENE
İnsan bir tercih yapmak zorundadır: Gerçek Sevgilisini mi arıyor, yoksa fânî ve geçici sevgilisini mi? Arada uçurumlar var. Gerçek Sevgilimiz biz farkında olsak da, olmasak da bizi seviyor ve bizi her gün nimet ve hayat hediyelerine boğuyor. Gerçek Sevgilimizin bir defa bile vefâsızlığı görülmüş değil. Gerçek Sevgilimiz kötü günümüzde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>GERÇEK SEVGİLİYİ NE KADAR ARIYORUZ ?</p>
<p>Süleyman KÖSMENE</p>
<p>İnsan bir tercih yapmak zorundadır: Gerçek Sevgilisini mi arıyor, yoksa fânî ve geçici sevgilisini mi? Arada uçurumlar var. Gerçek Sevgilimiz biz farkında olsak da, olmasak da bizi seviyor ve bizi her gün nimet ve hayat hediyelerine boğuyor. Gerçek Sevgilimizin bir defa bile vefâsızlığı görülmüş değil. Gerçek Sevgilimiz kötü günümüzde bizi terk eden birisi değil. Gerçek Sevgilimiz hayatta da, ölümde de bizimle berâber. Gerçek Sevgilimiz bizim onu sevdiğimizden çok daha fazla bizi seviyor! Gerçek Sevgilimiz, biz O’nu unutalım, unutmayalım; bizi unutmuyor. Gerçek Sevgilimiz, bir günde defalarca kalbimizi yokluyor, defalarca iç dünyamıza nazar ediyor, bizi bizden çok daha iyi biliyor ve çok daha iyi seviyor, kalbimize bizden daha yakındır ve biz, insanlık olarak hepimiz, istesek de istemesek de, hızla O’na doğru gidiyoruz! 1 O bize şah damarımızdan daha yakındır. 2 Yunus bu kavuşmayı Cennet’ten çok istiyor. Mevlânâ bu kavuşmaya şeb-i ârûs diyor. </p>
<p>Gerçek Sevgilimiz hiçbir zaman bize uzak olmadı, hiçbir zaman uzak olmayacak! Hiçbir zaman bizi aldatmadı, hiçbir zaman aldatmayacak! Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadı, bırakmayacak! Hiçbir zaman bizi terk etmedi, terk etmeyecek! Hiçbir zaman bize vefâsızlık yapmadı, yapmayacak! Hiçbir zaman bizi nazarından düşürmedi, düşürmeyecek! Hiçbir zaman bizim kalbimizi reddetmedi, reddetmeyecek! Hiçbir zaman bizim gönlümüzü incitmedi, incitmeyecek! Hiçbir zaman bizim sevgimizi yetersiz bulmadı, yetersiz bulmayacak! Hiçbir zaman bizim kusurumuzu çok görmedi, çok görmeyecek! Hiçbir zaman bizim–eksiğimizle, kusurumuzla—O’nu isteyişimizi ve O’na yönelişimizi geri çevirmedi, geri çevirmeyecek! Hiçbir zaman bizi kapısından kovmadı, kovmayacak! Hiçbir zaman ellerimizi boş göndermedi, boş göndermeyecek! </p>
<p>Ve her defasında vefâsızlık, sevgisizlik, kabalık, küstahlık, nezâketsizlik, hatâ üstüne hatâ, kusur üstüne kusur bizde; sonsuz vefâ, sonsuz sevgi, sonsuz yumuşaklık, sonsuz iyilik, sonsuz nezâket, sonsuz hatâsızlık ve sonsuz kusursuzluk O’nda oldu. Defalarca O bizi affediyor, bizi bağışlıyor, hatâlarımızı yok sayıyor, kusurlarımızı görmüyor, eksikliklerimizi hoş görüyor, biz O’na bir adım yaklaştığımızda O bize koşarak geliyor,—Peygamber Efendimiz’in (asm) müjdesiyle—biz O’nun için bir damla göz yaşı döktüğümüzde O bize artık gam, keder ve hüzün yüzü göstermiyor 3, biz O’ndan az çok korktuğumuzda O bizi bütün korktuklarımızdan emin kılıyor, biz iyi kötü O’nu istediğimizde O bütün endîşelerimizi gideriyor, biz kırık dökük O’na yöneldiğimizde O kalbimizin gelecekle ilgili bütün meraklarını sevgisiyle ümide çeviriyor, biz yarım yamalak O’nu sevdiğimizde O bütün geleceğimizi saadet çiçekleriyle donatıyor. Gerçek Sevgilimiz dünümüze hâkim, bu günümüze hâkim, yarınımıza hâkim. </p>
<p>Gerçek Sevgilimizden ne istersek isteyelim; veremeyeceği hiçbir şey yok! Ne dilersek dileyelim; reddettiği hiçbir istek yok! Ne arzu edersek edelim; boş çevirdiği hiçbir el yok! Lütuf O’nun, ikrâm O’nun, ihsan O’nun, merhamet O’nun, nimetler O’nun, güzellikler O’nun, bize tattırdığı lezzetler O’nun, bize yaşattığı hayat O’nun, bize bağışladığı bütün sevdiklerimiz O’nun, bizim âşık olduğumuz bütün sevgililerimiz O’nun, bizim sevgilimize götürdüğümüz bütün çiçekler O’nun! </p>
<p>Çiçekler O’nun ikrâmı&#8230; Mutluluklar O’nun ihsanı&#8230; Sevgiler O’nun lütfu&#8230; Sevgililer O’nun hediyesi&#8230; </p>
<p>Ama ne yazık ki, insan şükürsüz, insan teşekkürsüz, insan kadir kıymet bilmez, insan sağır davranıyor. </p>
<p>Oysa Gerçek Sevgiliyi buluverse insan asla üzülmeyecek, asla keder yüzü görmeyecek, asla efkârlanmayacak ve kâinâtın aşk ve sevgi ritmine ayak uyduracak, gerçek saadeti ve sonsuz mutluluğu yakalayacaktır! </p>
<p>Kimdir o Gerçek Sevgili? Allah’tan başka kim olabilir? Öyle ki, Üstad Bedîüzzaman Hazretlerinin ifâdesiyle, her bir isminde binler ihsan defineleri bulunan, bütün sevdiklerimizi sonsuz ihsanlarıyla mutlu eden, binler iyiliklerin ve güzelliklerin kaynağı olan, bin bir isminde bütün güzellik tabakaları gizli bulunan ve Celâl sahibi bir Güzel ve Kemâl sahibi bir Sevgili olarak Kendi Yüce Zâtını bize tanıtan Allah, sonsuz derece aşk ve muhabbete lâyıktır! Bütün kâinât O’nun aşk ve muhabbetiyle mest olmuş ve kendinden geçmiştir! 4 Öyleyse insan, Allah’ın hakkı olan sevgi duygusunu mahlûkâta dağıtmamalıdır. Çünkü mahlûkât fânîdir. Oysa o mahlûkâtın üzerinde birer sevgi tomurcuğu halinde gülümseyen nakışlar ve işlemeler Allah’ın bin bir isminin izlerini taşımaktadırlar. Yalnızca Rahmân ismine bir bakalım ki, Cennet bir cilvesi, ebedî saadet bir pırıltısı, dünyadaki bütün lezzetler, rızıklar, nimetler, sevgiler ve sevgililer sadece bir damlasıdır! 5 Senin kendini, sevgilini ve bütün sevdiklerini yok olmaktan kurtaran ve hayat üstüne hayat bahşeden, mutluluklar üstüne mutluluklara boğan Allah’ın Rahmân ve Rahîm isimleri elbette sonsuz derece sevilmeye ve aşka lâyıktırlar. 6 </p>
<p>Öyleyse Allah’ın dışındaki bütün sevgilileri muhakkak Allah için sevmeli, Allah için olmayan sevgileri derhal terk etmeliyiz. </p>
<p>Gerçek Sevgili bize hiç de uzak değildir! </p>
<p>O’nu ne kadar arıyoruz? </p>
<p>Bu gün bilmem ama; yarın ne kadar arayacağız? Hep O’nu arayacağız! Yalnız O’nu!</p>
<p>1. Enfâl Sûresi: 24<br />
2. Kaf Sûresi: 16<br />
3. Câmiü’s-Sağîr, 4/1336<br />
4. Sözler, s. 571<br />
5. Sözler, s. 582<br />
6. Sözler, s. 584 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/essiz-sevgili.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEVLİT KANDİLİNDE DUA</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/mevlit-kandilinde-dua.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/mevlit-kandilinde-dua.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 07:46:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Sohbet Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3317</guid>
		<description><![CDATA[MEVLİT KANDİLİ NEDİR, BU GECE NASIL DUA EDİLİR?
Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır.
Mevlid gecesi Sual: Mevlid ne demektir
CEVAP Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır.
Resulullah dünyaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MEVLİT KANDİLİ NEDİR, BU GECE NASIL DUA EDİLİR?</p>
<p>Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır.</p>
<p>Mevlid gecesi Sual: Mevlid ne demektir<br />
CEVAP Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır.<br />
Resulullah dünyaya gelince, amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe, (Kardeşin Abdullah’ın oğlu oldu) diyerek kendisine müjde getirince, sevinmişti. (Ona süt vermek şartı ile, seni azat ettim) demişti. Bunun için, Ebu Leheb’in, her mevlid gecesinde, azabı biraz hafiflemektedir. Mevlid gecesi sevinen, o geceye kıymet veren müminlerin pek çok sevap kazanacağı buradan da anlaşılmaktadır.<br />
Hafız Muhammed ibni Cezeri Şafii diyor ki: (Ebu Leheb rüyada görülüp, ne halde olduğu sorulduğunda, çok azap çekiyorum. Ancak, her yıl, Rebiul-evvel ayının 12. geceleri, azabım hafifliyor. Resulullah dünyaya gelince, müjde veren cariyemi sevincimden azat etmiştim. Bunun için, bu gecelerde azabım hafifliyor) dedi.<br />
Ebu Leheb gibi azgın bir kâfirin azabı hafifleyince, O yüce Peygamberin ümmetinden olan bir mümin, Onun doğduğu gece sevinir, malını uygun yerlere dağıtır, ziyafet verir, böylece, Peygamberine olan sevgisini gösterirse, Allahü teâlâ onu Cennetine sokar.) [M. Nasihat]<br />
Resulullah efendimiz, mevlid gecelerinde eshab-ı kirama ziyafet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanındaki şeyleri anlatırdı.<br />
Hz. Ebu Bekir de, halife iken, eshab-ı kiramı toplar, Resulullah efendimizin dünyayı teşrifindeki olağanüstü hâlleri konuşurlardı.<br />
Bu gece, Resulullahın doğum zamanında görülen hâlleri, mucizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Bugün veya ertesi gün oruç tutmakta mahzur yoktur. Tutulması iyi olur, sevap olur.<br />
İslam âlimleri mevlid gecesine çok önem vermişlerdir. Hz. Mevlana, (Mevlid okunan yerden belalar gider) buyurmuştur. Mevlid gecesi, Kadir gecesinden sonra en kıymetli gecedir.<br />
Hatta, Mevlid gecesinin Kadir gecesinden de kıymetli olduğunu bildiren âlimler de vardır. El-mukni, el-miyar ve Tenvir-ül-kulub kitaplarında Mevlid gecesinin Kadir gecesinden kıymetli olduğu bildiriliyor.<br />
(Ed-dürer-ül-mesun) (Allahü teâlâ bir kimseye söz ve yazı sanatı ihsan ederse, Resulullahı övsün, düşmanlarını kötülesin) hadis-i şerifine uyularak, asırlardır mevlid kitapları yazılmış ve okunmuştur.<br />
Resulullah efendimizi öven çeşitli mevlid kasideleri vardır. Meşhur olan ve Türkiye’de her zaman okunan Mevlid kasidesini Süleyman Çelebi, 15. asırda yazmıştır. Bu kasidenin asr-ı saadetten sonra yazılması, bid’at olmasını gerektirmez. Çünkü Resulullahı övmek ibadettir.<br />
Her zaman Onu övücü kasideler, yazılar yazılabilir. Onları da okumak bid’at değil, sevap olur. Mevlid-i şerif okumak, Resulullahın dünyaya gelişini, miracını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlamak, Onu övmek demektir.<br />
Her müminin Resulullahı çok sevmesi gerekir. Bu da zaten imanın gereğidir. Çok sevmek kâmil mümin olmanın da alametidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Beni ana-baba, evlat ve herkesten daha çok sevmeyen, mümin olamaz.) [Buhari] (Bir şeyi çok seven, elbette onu çok anar.) [Deylemi] (Resulullahı seven de onu çok anar.) (Peygamberleri anmak, hatırlamak ibadettir.) [Deylemi] (Bu ibadeti, şiir olarak söylemek daha tesirli olur. Resulullah efendimizin şairleri, camide, Resulullahı öven ve kâfirleri kahreden şiirler okurlardı.) Bunlardan Hassan bin Sabit hazretlerinin şiirlerini çok beğenirdi.<br />
Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, mescide bu şair için bir minber koydurdu. Hassan bin Sabit hazretleri minbere çıkar, düşmanları kötüler, Resulullahı överdi.<br />
Resulullah efendimiz de buyurdu ki: (Hassanın sözleri, düşmanlara ok yarasından daha tesirlidir.) [M. Nasihat] Bu husustaki hadis-i şeriflerden ikisi de şöyle: (Allahü teâlâ, Resulünü övmek ve müdafaa etmek hususunda Hassanı, Ruh-ül-kuds [Cebrail aleyhisselam] ile takviye etmektedir.) [Buhari] Peygamber efendimiz, şairin söylediği şiiri beğenip (Dişlerin dökülmesin) diye dua etmiştir.<br />
(Hakim) Şiir hakkında hadis-i şeriflerden birkaçı da şöyle: (Şiir, öyle bir sözdür ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir.) [Buhari] (Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır.) [Ebu Davud] (Bazı şiirler elbette apaçık bir hikmettir.) [Buhari]<br />
Vehhabiler, mezhepsizler, Resulullah efendimizi öven ve Ondan şefaat isteyen müslümanlara müşrik, yani puta tapan kâfir damgasını basıyorlar.<br />
Ülkemizde bunu açıkça söyleyemedikleri için, mevlide bid’at diyorlar. Resulullahı övmek bid&#8217;at olmaz. Bu övgüden ancak Allah’ı sevmeyen rahatsız olur. Çünkü Allahü teâlâ Onu övmektedir.<br />
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107] (Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.) [Sebe, 28] (Senin için bitmeyen, sonsuz mükafat vardır. Elbette sen en büyük ahlak üzeresin) [Kalem 3-4] (Rabbin sana [çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın!) [Duha 5] (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin.) [Ahzab 56]<br />
Mevlidi, erkek kadın karışık olmadan, çalgı ve başka haram karıştırmadan, Allah rızası için okumak, salevat-ı şerife getirmek, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehabdır. (Ni&#8217;met-ül kübrâ, Hadika, M.Nasihat)<br />
Doğum gününe önem vermeyi hıristiyanlar, müslümanlardan öğrenip almışlardır.<br />
Mevlid okumanın kıymetli bir ibadet olduğunu bildirmek için İslam âlimleri çeşitli dillerde kitaplar yazmışlardır.<br />
Bunlardan on tanesi, Keşf-üz-zünunda bildirilmektedir. İbni Hacer-i Hiytemi hazretlerinin En-Nimet-ül-kübra isimli mevlid kitabı ile imam-ı Süyuti hazretlerinin Erreddü ala men enkere kıraetel mevlid-in-Nebi kitabı meşhurdur.<br />
Resulullah efendimizi çok övmek, mahlukların en üstünde olduğunu söylemek, Allahü teâlânın, sevgili Peygamberine verdiği üstünlükleri saymak ve Ondan şefaat istemek, büyük ibadettir. Buna karşı koymak, koyu bir cahillik, pek çirkin bir inattır.<br />
Resulullahı övmek, anmak lazım geldiğine delil olarak, Ahzab suresinin (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin) mealindeki 56.âyet-i kerimesi yetmez mi? İslam âlimleri buyuruyor ki: Mevlid gecelerinde toplanarak, mevlid kasidesi okumak, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehaptır.<br />
Salihlere elbise ve benzeri hediye vermek, bu geceye hürmet etmek olur. Bunları Allah rızası için yapmak çok sevap olur. (İbni Battal maliki) Mevlid cemiyetinde, salihleri toplayıp, salevat okumak, fakirleri doyurmak, her zaman sevaptır. Fakat, bunlara çalgı gibi haram karıştırmak büyük günah olur. (Allame Zahirüddin bin Cafer) Mevlid cemiyetinde, sadaka, hediye vermek, neşe ve sevinç göstermek, haram karıştırmadan mevlid kasidesi okutmak çok sevap olur. (Allame Nasirüddin)<br />
Haram şeyler karıştırmadan mevlid cemiyeti yapmak müstehaptır. (S.ibni Mace şerhi)<br />
Pazarlık etmeden, sırf Allah rızası için hatim veya mevlid okuyan hafızın, okutanın verdiği hediyeyi alması caiz olur. Kur&#8217;an okuyup hediye almayı meslek haline getirmemelidir! Zira âdet haline gelen hediye, şart edilen ücret gibidir. (Dürr-ül muhtar)<br />
Ücretle okunan Kur&#8217;andan ölüye sevap hasıl olmaz. (Hidaye)<br />
Sual: Mevliddeki (Habibim sana aşık olmuşam) ifadesi caiz mi?<br />
CEVAP Evet. Şimdi nefsin şehvani arzularına aşk deniyor. Dinde ise, fazla sevgiye denir.<br />
Sual: Kadın kadına mevlid okur mu?<br />
CEVAP Evet. Erkekler duyarsa caiz değildir.<br />
Sual: Mevlidde (Doğdu ol saatte&#8230;) denirken ayağa kalkılır mı?<br />
CEVAP Mahzuru olmaz.<br />
Sual: Yılbaşı gecesi, toplanıp mevlid okumak uygun mu?<br />
CEVAP Uygun değil. Bu gecede de, her gece ne yapılıyorsa aynı şeyler yapmalı, farklı bir şey yapmamalı.<br />
Sual: Mevlid münasebetiyle Peygamber aşırı övüldü. “O da bir beşer [insan] idi, Kur’anı getirmekle görevi bitti. Aşırı övmek şirk değil mi?<br />
CEVAP O, ilah değildi, elbette beşer idi, ama “Seyyid-ül-beşer” idi, bütün insanların efendisi idi. Hiç kimse Onu Allahü teâlânın övdüğü kadar övemez. Bu övgüden de ancak başka dinde olan rahatsız olur. Hatırlatma: Bazı Hıristiyan fırkaları, doğum günü kutlamazlar. Doğum günü kutlamasına yaratıklara tapınmak derler. Selefiyeciler de doğum günü olan mevlidi bid’at sayar, Peygambere tapmak derler. Bunların, Hıristiyanlarla bu benzer inanışlarında bir sebep olması gerekir.<br />
Efendimiz doğduğu gün<br />
Putlar devrildi yüz üstü<br />
Efendimiz doğduğu gün<br />
Yıkıldı tağutun büstü<br />
Efendimiz doğduğu gün<br />
Hemen secdeye eğildi<br />
Ben peygamberim dedi<br />
Sünnet edilmiş görüldü<br />
Efendimiz doğduğu gün<br />
Kâinat nur ile doldu<br />
Şeytanlar sararıp soldu<br />
Çok garip olaylar oldu<br />
Efendimiz doğduğu gün<br />
Kurumuştu Save gölü<br />
Bin yıl yanan ateş söndü<br />
Kâfirler şaşkına döndü<br />
Efendimiz doğduğu gün<br />
Büyücüler âciz kaldı<br />
Sihrini yapamaz oldu<br />
Kisra’nın köşkü yıkıldı<br />
Efendimiz doğduğu gün<br />
www.islamisohbetciler.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/mevlit-kandilinde-dua.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dini Sohbet İman amel ilişkisi</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/dini-sohbet-iman-amel-iliskisi.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/dini-sohbet-iman-amel-iliskisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 20:34:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[islami makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Sohbet Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3309</guid>
		<description><![CDATA[İMAN  AMEL İLİŞKİSİ
SIĞINIYORUM ALLÂH’A TAŞLANMIŞ ŞEYTANDAN
ADIYLA ALLÂH’IN, MERHAMETİYLE KUŞATANIN, GEREĞİNCE MERHAMET EDENİN                                      
     [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İMAN  AMEL İLİŞKİSİ</p>
<p>SIĞINIYORUM ALLÂH’A TAŞLANMIŞ ŞEYTANDAN</p>
<p>ADIYLA ALLÂH’IN, MERHAMETİYLE KUŞATANIN, GEREĞİNCE MERHAMET EDENİN                                      </p>
<p>       İslama  tarih  boyu  en alçakça saldırılar  münafıklardan oldu.  Müslüman  görünen  allahın  dinini  bozmak  saptırmak  gayesiyle  çalışan   şeytanın kulları, kuranı değiştirmek  imkanı bulamadıkları için, kuran  hakkında  şüpheler  üretmeye  çalıştılar.  Hadis  uydurdular. Kuranı  unutturmaya  çalıştılar. Kurana  aslında var olmayan anlamlar yüklemeye çalıştılar. Kuran  ayetlerine  ve  hadislere aykırı  sahte din  anlayışları, mezhepler ürettiler. Bu bozma, fesat çabaları gerçek (hak) ve yanlış (batıl)  mücadelesi,  insan  ve şeytanın  mücadelesi olarak ilk insan olan  (selam ona) babamız ademden beri  devam ediyor.<br />
           allâh’ın  kullarını  allâh’a  kulluktan  men  etmek  için,  kendilerine  kul etmek  için  çalışan islama  aykırı  yönetimler, islamın  kendi  üretimleri  olan  şeytani  düzenlerini  bozmaması  için  kendi  emirlerine  saltanatlarına uygun bir  islam  anlayışı, fıkhı  oluşturmak için tarih boyunca  çalıştılar.<br />
           (salat ve selam ona)  yüce  allâh’ın  elçisi  muhammed  islama  uygun  halifeliğin  30 yıl süreceğini ardından  egemen  zorbalık (saltanat)  döneminin başlayacağını  bildirdi.  Bu haber  onun  peygamberliğinin  delili  bir  mucize  açıklamadır.  Onun  ölümünden sonra  islam devletini  kuran ve  sünnete  uygun  olarak  yöneten  halifeler  ,ebu bekir, ömer, osman, ali,  30  yıl kadar  islam devletini  yönettiler. Ardından  başlayan  egemen  zorbalık  dönemi,  egemen  şeytanların  dini  değiştirme , islama aykırı  sahte   islam   üretme çabası  ilk egemen zorba  muaviye ile  başladı  .   Müslümanlara   zorla  egemen  olan    dinsiz  (laik)  devletin , kendi  düzenini  değiştirmesinden yıkmasından  korkmayacağı , kendi  eliyle  üretip  zorla  kabul  ettirdiği  adı   islam  olan  yeni  dinin  oluşturulması  için yapılan  gayretlere  karşı  çıkanlar  zülümlerle susturuldular.<br />
        bu  yeni   üretim  sahte  islamın  uydurmaları   içinde,  islamın  kendi  şeytani düzenlerini  bozmasını  engellemek    gayesiyle  birlikte  kuran  ve  sahih  sünnetin  yerine  münafık  alimlerin  sözlerinin  dinlenmesi  uyulmasıda  var.  Bunlara  göre  kuran  anlaşılmaz  bir kitap  o sebeple   şeytanın  kapı kulu  sahte alimlerin  sözüne  uyulmalıdır. Fakat  nasıl  oluyorsa  her  şeyi  en iyi  bilen  allahın  kitabını  anlayamayacağını  iddia  edenler  allahdan  becerikli  buldukları  alim şeytanların  kitaplarını anlamakta  hiç  zorlanmıyorlar. Çıkarılan  fetvalar  kuran  ve sünnetin  yerine  koyulmuş  islam  derisi  soyulup  doldurulmuş  bir  mumya  haline  getirilmiştir. İslamın  tümünü  inkar  etmek  için  kapı  açan  yeni  dinin  fetvası olan , yeni  dinin  şeytanlarının  ayeti  olan  bir  fetvaya  göre   fetva veren  fetvasının  delilini  söylemek  zorunda  değildir.  Yani  her  fetva  veren  kuran  ve  sünnete  aykırı  olsada  her  istediğini   söyler  doğruluğunu  yanlışlığını  kimse  tartışamaz ,  fetva  verenin  sözü  allahın  sözü  gibi , bunda  bir hikmet  vardır  mantığı  ile  kabul  edilir  demektir .  Bu  durum  hiç  şüphesiz  kuranı  ve  sünneti  tamamen  inkar  etmektir. İçi  doldurulmuş  mumyaya  döndürülmüş  islamı  aradan  geçen   bin  küsür  yılda  iyice  boşaltmalarına  rağmen  allahın  düşmanları  bununlada  yetinmediler.  Artık  islama  ait ne  varsa  müslümanların  görünüşünde  onu da  yolmaya  , mumyanın  derisinide  soymaya  başladılar.  Bu  mumyanın  son  kalan  nesnesini  derisini  soyma  çabaları  ise  şeytanın  ayetleri  olan ;  islam  şekil  değil  kalp  işidir, benim kalbim temiz,  allah  insanın  yüzüne değil  kalbine  bakar  ve  benzeri  sözlerle  ilan  ediliyor , egemen  zorba  dinsiz (laik)  yönetimler ve taraftarlarınca  güçle  uygulamaya  koyuluyor. Müslümanlar  artık  müslüman  olarak  uymaları  gereken  yüce  allâh’ın  elçisinin  emrine  ve tavsiyesine  uygun  giyinemiyorlar. Kadınlar  sünnete  uygun  örtünemiyorlar. Müslümanlar  sakal  bırakmaktan  korkar  haldeler.  İslama uygun  giyinen kuşanan  insanlar,  toplumsal  imkanlardan  mahrum  kalmak,  işsiz kalmak, aç kalmak,  eşsiz  kalmak  ve bu  ve benzeri  sebeplerle , zina , hırsızlık, hapis,  ölüm  ve sair  kötülüklerle   karşı  karşıyadırlar. Artık  anlaman  gerek  uyanman  gerek  islamı  yok  etmek  için  çalışan  şeytan  ve  onun  kullarına  aldanmaktan  onlara  şirin  görünmek  gayretinden ,  onlara  yakarmaktan vaz  geçip  yüce  allâh’a  yakarmaya  dönmek  zamanı  geçmeden . Şeytanın  düzeni  hilesi  ile  islam  olarak  müslümanlara  sunulan sahte  islamın  sahte  islam  anlayışının  (fıkhının)   ürünü  olan  kuran  ve    sahih  hadisleri  inkar  anlamındaki  yanlış  inançlara  örnek.  İman  ve  amelin birbirinden  ayrı  ilişkisiz  olduğu  iddiasıdır.  İman  ve  amelin  birbiriyle  ilişkili  olması  yada  ilişkisiz  olması  çokmu  önemli . Allahın  düşmanı,  insan  neslinin  düşmanı  şeytan  bu  ayrılığın  varlığına  inanılması  ile  ne  kazanabilir.  Neden  tarih boyunca  en  yetkin  şeytanlar  bu  iddiayı  isbata  çabalamışlar.  Bu konu  ile  meşgul  olmak  yerine  başka  bir  şeytanlıkla  meşgul  olabilirlerdi.  Boşunamı  uğraşmış  bunca  şeytan.  Bu  inancın  yayılması  ile  kuran ve  mütevatir  hadise  aykırı  her  hangi  bir  inancın  yayılması  yüce   allahın  bildirmesinde  bizim  için  istediği  faydayı  kaybetmek ve  zarara  düşmektir.  Bu  zararların  başı  kuranı  inkarı,  kuranla  çelişen inançları  edinme  alışkınlığını elde  ediş. Kuranla  çelişmek  ise  kafirliktir.  Burada  bilinmesi  gereken  temel  ölçü  .bayan  ve  erkek  her  müslümana  bilgi  edinmenin  farz  olduğu  ölçüsüdür.  Bununla  birlikte  her  insan  hata  yapabilir  ve  kuranla  çelişen  inançları  olabilir.  Fakat  hatanın  hata  olabilmesinin  şartı  hata  yapmamak  için  gereken  tedbirleri  almaya  gayret  etmektir.  Müslümanlar  kendilerine  görev (farz)  olan  bilgi  edinmeye  (ilime)  gayret  ettikleri  taktirde  hataları  hata  olarak  kabul  edilmeye  layık  olacaktır  .çünkü  temel  ölçülerimizden  biridir,   “görev  yüklemez  allâh  hiç  kimseye ,  istisnası  kapasitesi  (kadarı)…”  (2 bakara, 286)  . Ancak   farz (görev)  olduğu  halde   ilim  (bilgi)  edinmeye  gayreti  olmayanın  mazereti  olmaz.  Öyleyse  mazur  olabilmek  için  öğrenmeye  gayretli  olmalısın.<br />
    bu  anlatılanlar  temel  zararlara  dahil  olan  şeyler  idi.  İman  ve  amelin  birbirinden  ayrı  olduğunun  yaygın  bir  inanç  olmasının  şeytan ve  onun  dostlarına  özellikle  ne  yararı  var. İnsanların  bu  şeytan  ayetine  inanarak  kaybetmeleri  istenen  asıl  fayda  ne.   Allahın  ve  insanın  düşmanı  şeytan  ve  dostları  bu  inançla  insanlara  nasıl  bir  zarar  vermeyi  istemişler.  Asıl  konu  bu  .  Eğer  müslümanlar  iman  ve  amelin  birbiri  ile  ilgili  ayrılmaz  bağlantılı bir  kıymet  olduğunu  bilirseler  , islamı  yaşamak  konusunda  daha  gayretli  olurlar  , bu durum  şeytanların  hiç  hoşuna  gitmez. İnsanın  kazancı  onları  rahatsız  eder.   Eğer müslümanlar  iman  ve  amelin  birbiri  ile  ilişkili  olduğunu  bilirseler  onları  islamdan  uzaklaştırmak  daha  zor  olur,  yada  imkansız  olur.  İşte  iman  ve  amelin  birbirinden  ayrı  olduğunu  iddia  eden  şeytanın  kullarının  gayesi  budur.  Müslümanların  islamdan  uzaklaşmasını  engelleyen,  islama  bağlılıklarını  artıran  inançları  yok  etmek  istiyorlar.  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/dini-sohbet-iman-amel-iliskisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allah kimdir ? (Celle Celâluhu)</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/allah-kimdir-celle-celaluhu.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/allah-kimdir-celle-celaluhu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 08:53:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AyCe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar - Sureler]]></category>
		<category><![CDATA[İman & İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ALLAH]]></category>
		<category><![CDATA[ALLAH ( c.c )]]></category>
		<category><![CDATA[Allah kimdir ? (Celle Celâluhu)]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dini chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[islamichat]]></category>
		<category><![CDATA[islamisohbetciler]]></category>
		<category><![CDATA[Kur’an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[mumin]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet islam]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[“Allah göklerin ve yerin nurudur.” (Nur: 35)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3302</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;an-ı Kerimde buyuruluyor ki:
“Allah göklerin ve yerin nurudur.” (Nur: 35)
 
Allah-u Teâlâ Ehadiyet mertebesinde bir gizli hazine iken; rahmetinin cemâlini, kudretinin kemâlini, azamet ve celâlini, sanatının inceliğini ve hikmetinin sırlarını duyurmayı irade buyurdu. Bunun üzerine ruhlar âlemini ve cisimler âlemini yarattı.
Bir Hadis-i kudsî’de şöyle buyurmaktadır:
“Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi arzuladım, bunun için de mahlukatı yarattım.” (K. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;an-ı Kerimde buyuruluyor ki:</p>
<p>“<strong>Allah göklerin ve yerin nurudur.</strong>” (Nur: 35)</p>
<p> </p>
<p>Allah-u Teâlâ Ehadiyet mertebesinde bir gizli hazine iken; rahmetinin cemâlini, kudretinin kemâlini, azamet ve celâlini, sanatının inceliğini ve hikmetinin sırlarını duyurmayı irade buyurdu. Bunun üzerine ruhlar âlemini ve cisimler âlemini yarattı.</p>
<p align="justify">Bir Hadis-i kudsî’de şöyle buyurmaktadır:</p>
<p align="justify"><strong>“Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi arzuladım, bunun için de mahlukatı yarattım.”</strong> (K. Hafâ)</p>
<p align="justify">Bunu bir bilgi, bir haber değil, aynı zamanda bir emir olarak kabul etmek gerekiyor. Çünkü Allah-u Teâlâ’yı tanımak insanın en başta gelen vazifesidir.</p>
<p align="justify">Allah-u Teâlâ’nın varlığı kadimdir, evveli yoktur. Zamandan da ezelden de önce vardı. Zât-ı akdes’inin varlığından evvel hiç bir şey yoktu. bütün varlıklar O’nun buyurduğu bir kelime ile meydana çıkmışlardır.</p>
<p align="justify">Hadis-i şerif’te buyurulduğu üzere:</p>
<p align="justify"><strong>“Allah var idi ve Allah’tan başka bir şey mevcut değildi.” </strong>(Buharî. Tecrid-i sarih: 1317)</p>
<p align="justify">Sonra varlığını ve kemalini duyurmayı, hikmetiyle kâinatı ve insanları yaratmayı irade buyurdu ve dilediği şekil ve nizam üzere yarattı.</p>
<p align="justify">Allah-u Teâlâ Âdem Aleyhisselâm’ın belinden zürriyetini çıkarıp onları akıl sahibi yaptı ve onlara hitapta bulundu. İman ile emir buyurup, imansızlıktan nehyetti.</p>
<p align="justify">Onlar o anda zerreler gibiydiler.</p>
<p align="justify"><em><span style="font-size: xx-small;">Hakikat.com&#8217;dan alınmıştır.</span></em></p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify"><span style="font-size: x-small;">Var olan Allah(cc)&#8217;tır. Başlangıcı ve sonu olmayan, herşeyi gören, işiten, bilen ve akılların almadığı bir varlıktır. Şekli şemali bilinmez tahmin edilemez. Hiçbirşeye ihtiyacı yoktur. Bütün mahlukatı yaratan ve yönetendir. Herşeyin gerçek sahibidir. Doğmamıştır, doğurmamıştır, anne baba çocuk gibi herşeyden münezzehtir, uzaktır. Sığınılacak kudrete ve merhamet eden bir rahmete sahiptir. Hiçbirşey onun denginde değildir ve olamazda. O, İlah&#8217;tır. Ondan başka ilah yoktur (LAİLAHE İLLALLAH) </span></p>
<p align="justify"><span style="font-size: x-small;"><strong>İHLAS SURESİ<br />
</strong><em><span style="color: #ff0000;">Esirgeyen ve Bağışlayan Allah&#8217;ın adıyla.</span></em></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size: x-small;">1) De ki: O Allah, birdir.<br />
</span><span style="font-size: x-small;">2) Allah, Samed&#8217;dir (herşey O&#8217;na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).<br />
</span><span style="font-size: x-small;">3) O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.<br />
4) Ve hiçbir şey O&#8217;nun dengi değildir. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-size: x-small;"><strong>FELAK SURESİ<br />
</strong><em><span style="color: #ff0000;">Esirgeyen ve Bağışlayan Allah&#8217;ın adıyla.</span></em></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size: x-small;">1) De ki: Sabahın Rabbine sığınırım.<br />
2) Yarattığı şeylerin şerrinden,<br />
3) Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,<br />
4) Düğümlere üfüren-kadınların şerrinden,<br />
5) Ve hased ettiği zaman, hasetçinin şerrinden.</span></p>
<p align="justify"><strong>NAS SURESİ<br />
</strong><em><span style="color: #ff0000;">Esirgeyen ve Bağışlayan Allah&#8217;ın adıyla.</span></em></p>
<p align="justify">1) De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,<br />
2) insanlarin Melikine (mutlak sahip ve hakimine),<br />
3) İnsanlarin İlâhına.<br />
4) O sinsi vesvesenin şerrinden,<br />
5) O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler) fısıldar.<br />
6) Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah&#8217;a sığınırım!)</p>
<p align="justify"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/allah-kimdir-celle-celaluhu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>70 Bin Meleğin Duası..</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/70-bin-melegin-duasi-2.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/70-bin-melegin-duasi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 08:35:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AyCe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar - Sureler]]></category>
		<category><![CDATA["Eûzu billahis semiyyil aliymi mineşşeytanirracim]]></category>
		<category><![CDATA[70 Bin Meleğin Duası..]]></category>
		<category><![CDATA[Allahu ekber]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dini chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualar]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[islamichat]]></category>
		<category><![CDATA[islamisohbetciler]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet odaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3297</guid>
		<description><![CDATA[Malik bin Yesar&#8217;dan rivayet edildiğine göre Resulullah(sav) şöyle buyurdu:
“Her kim sabahladığında üç kere: &#8220;Eûzu billahis semiyyil aliymi mineşşeytanirracim (Kovulmuş şeytanın şerrinden hakkıyla işiten ve her şeyi bilen Allah’a sığınırım).” Dedikten sonra Haşr suresinin sonundan üç ayet okursa, Allahü Teâlâ o kişiye akşama kadar duâ etmek üzere yetmiş bin melek görevlendirir. O gün ölürse, şehit olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: xx-small;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3295" title="bismillah12" src="http://www.islamisohbetciler.com/wp-content/uploads/bismillah12.gif" alt="bismillah12" width="500" height="146" />Malik bin Yesar&#8217;dan rivayet edildiğine göre Resulullah(sav) şöyle buyurdu:</p>
<p>“Her kim sabahladığında üç kere: &#8220;</span><span style="color: #ff0000; font-size: xx-small;">Eûzu billahis semiyyil aliymi mineşşeytanirracim</span><span style="font-size: xx-small;"> (Kovulmuş şeytanın şerrinden hakkıyla işiten ve her şeyi bilen Allah’a sığınırım).” Dedikten sonra Haşr suresinin sonundan üç ayet okursa, Allahü Teâlâ o kişiye akşama kadar duâ etmek üzere yetmiş bin melek görevlendirir. O gün ölürse, şehit olarak ölür. Akşamladığında bunları okuyana da aynı derece vardır.</p>
<p>Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/26.</p>
<p>     Haşr suresinin son üç ayeti:</p>
<p></span><span style="color: #ff0000; font-size: xx-small;">Huvallahulleziy la ilahe illa huve &#8216;alimulğaybi veşşehadeti  huverrahmanurrahıymu.<br />
 </span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: xx-small;">Huvallahulleziy la ilahe illa huve elmelikulkuddususselamul mu&#8217;minul muheyminul &#8216;aziyzul cebbarul mutekebbiru subhanallahi &#8216;amma yuşrikune.<br />
 </span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: xx-small;">Huvallahul halikul &#8211; bariy-ulmusavviru lehul&#8217;esma ulhusna yusebbihu lehu ma fiyssemavati vel&#8217;ardı. Ve huvel&#8217;aziyzulhakiymu.</p>
<p></span><span style="font-size: xx-small;">     Meali:<br />
 </span></p>
<p><span style="font-size: xx-small;">O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah&#8217;tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân&#8217;dır, Rahîm&#8217;dir.<br />
 </span></p>
<p><span style="font-size: xx-small;">O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah&#8217;tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağıi, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah&#8217;tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.<br />
 </span></p>
<p><span style="font-size: xx-small;">O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah&#8217;tır. Güzel isimler O&#8217;nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O&#8217;nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</span></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-3296" title="allahuekber04" src="http://www.islamisohbetciler.com/wp-content/uploads/allahuekber04.gif" alt="allahuekber04" width="568" height="101" /></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Tahoma,Arial,Helvetica,Sans-serif,sans-serif;"> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/70-bin-melegin-duasi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemekte Besmele Çekmek..</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/yemekte-besmele-cekmek.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/yemekte-besmele-cekmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 20:28:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AyCe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar - Sureler]]></category>
		<category><![CDATA[Besmele]]></category>
		<category><![CDATA[Besmele çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[Besmele ile yenilen yemek hepinize yeter]]></category>
		<category><![CDATA[Besmele ve Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dini chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[islamisohbetciler]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yemekte Besmele Çekmek..]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3289</guid>
		<description><![CDATA[~ Peygamber aleyhisselâm ile beraber yemek etrafında hazır olduğumuz vakit.. Allah’ın Resulü başlamadan önce ellerimizi yemeğe uzatmazdık. Bir defa Resulüllah aleyhisselâm ile beraber yemek etrafında toplanmıştık.
 
Bir cariye, biri tarafından itilircesine gelip elini yemeğe uzatınca, Peygamber aleyhisselâm cariyenin elini tutup onu durdurdu. Ondan sonra bir Arâbî de aynı şekilde itilircesine geldi. Allah’ın Resulü bununda elinden tutup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-3290" title="besmele1" src="http://www.islamisohbetciler.com/wp-content/uploads/besmele1.gif" alt="besmele1" width="683" height="442" />~ Peygamber aleyhisselâm ile beraber yemek etrafında hazır olduğumuz vakit.. Allah’ın Resulü başlamadan önce ellerimizi yemeğe uzatmazdık. Bir defa Resulüllah aleyhisselâm ile beraber yemek etrafında toplanmıştık.</p>
<p><span id="more-564"> </span></p>
<p>Bir cariye, biri tarafından itilircesine gelip elini yemeğe uzatınca, Peygamber aleyhisselâm cariyenin elini tutup onu durdurdu. Ondan sonra bir Arâbî de aynı şekilde itilircesine geldi. Allah’ın Resulü bununda elinden tutup yemeğe başlamasına mani oldu ve şöyle buyurdu:</p>
<p>— Muhakkak ki şeytan, Allah’ın ismi anılmamak, yani besmele çekilmemek suretiyle yemeği kendisine helâl kılmaya gayret eder. Bu sebeple bu cariyeyi getirdi ve besmele çektirmeden yemeğe başlatarak, bunun vasıtasıyla yemeği kendisine helâl kılmak istedi. Bunun için cariyenin elinden tutup yemeğe başlamasını önledim. Sonra, aynı sebeple şu ârâbiyi getirdi. Onun da elinden tutup yemeğe başlamasına mani oldum. Hayatımı kudreti ile tutan Allah’a yemin ederim ki, cariyenin eli ile birlikte şeytanın da eli elimde idi.</p>
<p>(Müslim, Ebû Davud, Neseî)<br />
Hazreti Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor:</p>
<p>Resülullah aleyhisselâm sahabîlerinden altı kişi ile beraber yemek yiyordu. Bu arada bu ârâbî geldi ve iki lokma yedi. Bunun üzerine Peygamber aleyhisselâm:</p>
<p>— Eğer şu ârâbî besmele ile yemiş olsaydı yemek hepinize yeterdi, buyurdular.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/yemekte-besmele-cekmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soru sormak ayıp değildir. Cehaletin İlacıdır..</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/soru-sormak-ayip-degildir-cehaletin-ilacidir-2.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/soru-sormak-ayip-degildir-cehaletin-ilacidir-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 20:13:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AyCe</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[cehaletin ilâcı sormaktır]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dini chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[dinichat]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[islamisohbetciler]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet islam]]></category>
		<category><![CDATA[Soru sormak ayıp değildir. Cehaletin İlacıdır..]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3284</guid>
		<description><![CDATA[~ İnsanlar, anne karnında herşeyi öğrenmezler. İnsanlar doğduğu çevre, yaşadığı standartlar gibi birçok etkenlerin sonucunda birşeyler öğrenirler. Yani tüm insanlar doğruklarında aynı bilgiye sahiptirler. O yüzden sormak ayıp değildir, sormamak ayıptır. Soru sormak, cehaletin ilacıdır. Soru sormak birşeyi öğrenmek demektir. Öğrenmek ise Allah katında yeri olan bir etkendir. Ebû Davud’un bu konu hakkındaki sözleri:Câbir radıyallahü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>~ İnsanlar, anne karnında herşeyi öğrenmezler. İnsanlar doğduğu çevre, yaşadığı standartlar gibi birçok etkenlerin sonucunda birşeyler öğrenirler. Yani tüm insanlar doğruklarında aynı bilgiye sahiptirler. O yüzden sormak ayıp değildir, sormamak ayıptır. Soru sormak, cehaletin ilacıdır. Soru sormak birşeyi öğrenmek demektir. Öğrenmek ise Allah katında yeri olan bir etkendir. Ebû Davud’un bu konu hakkındaki sözleri:Câbir radıyallahü anh anlatıyor:</p>
<p>Arkadaşlarımla beraber sefere çıkmıştık, içimizden birinin başına taş isabet etti ve başını yaralayıp kemiğini kırdı. Sonra aynı adam uykuda ihtilâm olduğu için, arkadaşlarına:</p>
<p>- Teyemmüm edebilir miyim, bu hususta benim için ruhsat buluyor musunuz? diye sordu.</p>
<p>Arkadaşları da:</p>
<p>- Hayır, su mevcut oldukça teyemmüme ruhsat yoktur, diye cevap verdiler. Bunun üzerine o şahıs gusül abdesti aldı ve açık vaziyetteki yaradan içeriye giren suyun tesiri ile vefat etti.</p>
<p>Peygamber aleyhisselâmın huzuruna geldiğimiz zaman, kendisine hadiseyi naklettiler.</p>
<p>Bunun üzerine Resûlüllah aleyhisselâm:</p>
<p>- Adamı öldürmüşler, Allah onları öldürsün, buyurdu.</p>
<p>Ve «Bilmiyorlarsa sorsaydılarya; <strong>cehaletin ilâcı sormaktır</strong>, o adama teyemmüm etmek kâfi gelirdi. Yarasına da bir bez parçası koyar, üzerine mesheder ve vücudunun diğer yerlerini de yıkardı» diye ilâve etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/soru-sormak-ayip-degildir-cehaletin-ilacidir-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıyamette İlk Sorgulanacak 3 Kişi..</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/kiyamette-ilk-sorgulanacak-3-kisi-2.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/kiyamette-ilk-sorgulanacak-3-kisi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 20:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AyCe</dc:creator>
				<category><![CDATA[İman & İslam]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dini chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[islami bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[islamisohbetciler]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyamet ve bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyamette İlk Sorgulanacak 3 Kişi..]]></category>
		<category><![CDATA[mumin]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet islam]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet odaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3279</guid>
		<description><![CDATA[Kıyamet günü geldiğinde, o sesi duyduğunuzda yapacağınız hiçbir şey yok. Artık töbe etmenin ve Allah’tan af dilemenin yararı yoktur. Şüphesiz ki kıyamet gününde en yoldan çıkmış insanlar bile Allah’a inanacak ve ondan yaptıkları için af dileyecektir. Ancak kıyamet gününe kadar işlediğiniz günahların töbesi o gün kabul olmayacaktır.Ebû Hüreyre radıyallahü anh’den anlatılır:
Resûlüllah aleyhisselâm şöyle buyurdu:
Kıyamet gününde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3280 alignright" title="B-3791~1" src="http://www.islamisohbetciler.com/wp-content/uploads/B-37911.JPG" alt="B-3791~1" width="450" height="337" />Kıyamet günü geldiğinde, o sesi duyduğunuzda yapacağınız hiçbir şey yok. Artık töbe etmenin ve Allah’tan af dilemenin yararı yoktur. Şüphesiz ki kıyamet gününde en yoldan çıkmış insanlar bile Allah’a inanacak ve ondan yaptıkları için af dileyecektir. Ancak kıyamet gününe kadar işlediğiniz günahların töbesi o gün kabul olmayacaktır.Ebû Hüreyre radıyallahü anh’den anlatılır:</p>
<p>Resûlüllah aleyhisselâm şöyle buyurdu:</p>
<p>Kıyamet gününde üç kişi ilk olarak sorguya çekilir:</p>
<p><strong>Birincisi</strong>, cihad esnasında ölen kimsedir ki, Allah’ın huzuruna getirilir ve Allah, kendisine verilmiş olan nimetleri önüne serer. O da, bunlara nail olduğunu itiraf eder.</p>
<p>Bunun üzerine Allah kendisine:</p>
<p>Bu mazhar olduğun nimetler içerisinde ne yaptın? diye sorar.</p>
<p>O da:</p>
<p>Senin yolunda şehîd oluncaya kadar savaştım, cevabını verir.</p>
<p>Allahü Teâlâ:</p>
<p>Yalan söylüyorsun; sen «yiğit» desinler diye savaştın ve sana «yiğit» dediler de, der. Sonra meleklerin kendisini almalarını emreder ve yüz üstü sürüklenerek cehenneme atılır.</p>
<p><strong>İkincisi</strong>, ilim tahsil edip başkasına da öğreten ve Kur’ân okuyan kimsedir ki, bu da Allah’ın huzuruna getirilir ve Allah kendisine verilmiş olan nimetleri bir bir sayar ve önüne serer. O da bunları tasdik eder.</p>
<p>Ve Allah kendisine:</p>
<p>Bu eriştiğin nimetler içerisinde ne yaptın? diye sorar.</p>
<p>O da:</p>
<p>İlim tahsil ettim, ilmi başkasına öğrettim ve senin rızan için Kur’ân okudum, diye karşılık verir.</p>
<p>Allah kendisine:</p>
<p>Yalan söylüyorsun, sen ilmi, «alim» desinler diye öğrendin. Kur’ân’ı da «güzel Kur’ân okuyan kişi» desinler diye okudun. Ve sana böyle dediler de, der. Sonra meleklere kendisini almalarını emreder ve yüz üstü sürüklendirilerek cehenneme atılır.</p>
<p><strong>Üçüncüsü</strong> de, Allah’ın kendisine bolluk verdiği, malların her çeşidini ihsan ettiği kimsedir ki, Allah’ın huzuruna getirilir ve Allah kendisine verilen nimetleri karşısına çıkarır. O da bütün bunların kendisine verildiğini kabul eder ve Allah sorar:</p>
<p>Şu nail olduğun nimetlerle ne yaptın? der.</p>
<p>O da:</p>
<p>Verilmesini istediğin ne kadar yer varsa, hep o yerlerde ve o yolda dağıttım, diye cevap verir,</p>
<p>Allahü Teâlâ:</p>
<p>Yalan söylüyorsun. Sen bütün bunları kendine «ne cömerd adam!» dedirtmek için yaptın. Ve sana böyle dediler de, der. Sonra meleklere onu almalarını emreder. Ve yüz üstü sürüklendirilerek cehenneme atılır.</p>
<p>(Müslim, Tirmizî, Nesei)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/kiyamette-ilk-sorgulanacak-3-kisi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeytanın Balı..</title>
		<link>http://www.islamisohbetciler.com/seytanin-bali-2.html</link>
		<comments>http://www.islamisohbetciler.com/seytanin-bali-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 19:53:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AyCe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini HikayeLer]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dini chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[dinichat]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[İsa (a.s.)]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[islamichat]]></category>
		<category><![CDATA[islamisohbetciler]]></category>
		<category><![CDATA[mumin]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytan ve Hileleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın BaLı..]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet islam]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet odaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamisohbetciler.com/?p=3275</guid>
		<description><![CDATA[Şeytan insanları her türlü yola başvurarak kendine uydurmaya çalışır. İnsanlar şeytana uymamak için ellerinden geleni yapsalarda nafile olduğu zamanlar olabilir. Örneğin insanın çok müşkük bir anında şeytan onu kandırabilir. Yada birşeye çok ihtiyacı olduğunda aklını çelerek onu kandırır. Peki Hz. İsa ile şeytan arasında ne olmuştur? İşte cevabı;
Bir gün İsa (a.s.), bir elinde kül, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şeytan insanları her türlü yola başvurarak kendine uydurmaya çalışır. İnsanlar şeytana uymamak için ellerinden geleni yapsalarda nafile olduğu zamanlar olabilir. Örneğin insanın çok müşkük bir anında şeytan onu kandırabilir. Yada birşeye çok ihtiyacı olduğunda aklını çelerek onu kandırır. Peki Hz. İsa ile şeytan arasında ne olmuştur? İşte cevabı;</p>
<p>Bir gün İsa (a.s.), bir elinde kül, bir elinde bal ile giden şeytana sormuş: “Nedir o elindekiler?” Şeytan cevap vermiş: “Bu kül, bu da bal! Külü, kusur ve ayıpların yüzüne serperim, ta ki kötü ve çirkin görünsünler. Balı da, bunların ayıp ve kusurlarını diline dolayanların ağızlarına çalarım, ta ki ayıp ve kusurları sayıp dökerken tat duysunlarki mü’min kardeşlerinin gizli hallerini alenîleştirip, ittifaklarını bozarken zevk alsınlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamisohbetciler.com/seytanin-bali-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<a href="http://www.aygulum.net/" target="_blank" title="Chat">chat</a> -
<a href="http://www.aygulum.net/" target="_blank" title="sohbet">sohbet</a> -
<a href="http://www.tuztanem.com/" target="_blank" title="sohbet, chat">sohbet</a> -
<a href="http://www.baskentsohbet.com/" title="sohbet,chat" target="_blank">sohbet</a>
<a href="http://www.dinisohbet.us/" title="dini sohbet" target="_blank">dini sohbet</a> 
<a href="http://www.sefaat.net" title="islami sohbet" target="_blank">islami sohbet</a> 
<a href="http://www.sefaat.net" title="dini sohbet" target="_blank">dini sohbet</a> 
<a href="http://www.webalem.net" title="sohbet, chat" target="_blank">sohbet</a> 
<a href="http://www.tiryakichat.com" title="chat, yonja" target="_blank">chat</a>
<a href="http://www.ciceksohbet.net" title="sohbet, chat" target="_blank">sohbet</a> 
<a href="http://www.gevezesohbet.org" title="Geveze,Sohbet" target="_blank">Geveze Sohbet</a>
<a href="http://www.Asinehir.net" title="Sohbet,Mirc" target="_blank">Mirc</a>
<a href="http://www.Asinehir.net" title="Sohbet,Mirc" target="_blank">Mirc</a> 
<a href="http://www.trsohbet.com" title="chat, sohbet odalar" target="_blank">sohbet</a>
<a href="http://www.trsohbet.com" title="sohbet, chat sohbet" target="_blank">chat</a>
<a href="http://www.gencsohbetci.net" title="chat" target="_blank">Sohbet</a>
<a href="http://www.yarimce.net/" title="sohbet" target="_blank">Sohbet</a>
<a href="http://www.sohbetimle.com/" title="chat, sohbet" target="_blank">Chat</a>
<a href="http://www.trcet.com/" title="sohbet odalar" target="_blank">sohbet odalar</a> 
<a href="http://www.ilahilere.org/" title="ilahiler" target="_blank">ilahiler</a> 
<a href="http://www.ilahilere.org/v20-Cemal-Kuru-dinle.html" title="Cemal Kuru" target="_blank">Cemal Kuru ilahileri</a> 
<a href="http://www.ilahilere.org/v7-Abdurrahman-Onul-dinle.html" title="Abdurrahman nl ilahileri" target="_blank">Abdurrahman nl ilahileri</a> 
<a href="http://www.chatmekani.com" target="_blank" title="mynet sohbet">mynet sohbet</a>
<a href="http://www.filmsen.com" title="film izle">film izle</a>
<a href="http://www.zehirli.net" title="film izle">film izle</a>

<a href="http://www.maynetchat.com" title="mynet sohbet" target="_blank">Mynet Sohbet</a>

<a href="http://www.balimsohbet.com/" target="_blank" title="balim Chat">balim chat</a> -
<a href="http://www.balimsohbet.com/" target="_blank" title="balim">balim</a> -
