Archive for Ocak, 2010

Delinin Veliye Tavsiyesi

Bayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor:

-Ne yapıyorsun?

Hizmetçi:

-Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum.

-Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin?

-Hastalığını söyle.

-Benim hastalığım günah hastalığı… Çok günah iÅŸliyorum..

-Ben günah hastalığından anlamam… Ben delilere ilâç hazırlıyorum..

Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine:

-Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini [...]

No ResponsesOcak 31st, 2010

Kesik El

Beni İsrail zamanında kıtlık oldu. Bir fakir, bir zenginin kapısına gelip.
- Allah rızası için bana bir parça ekmek veriniz, dedi.
O fakir kimsenin istemesine dayanamayan zenginin kızı, taze bir ekmek çıkarıp verdi. Sonra zengin hışımla niçin taze ekmek verddin diye kızının elini kesti.
Cenabü Rabbül Alemiyn o zenginin halini değiştirdi. Onu fakir kıldı ve fakirin eline düşecek [...]

No ResponsesOcak 31st, 2010

Limon Arzusu

Vaktiyle hamile bir kadın, komşusuna misafir olur. Oturdukları odada dalları limonlarla dolu olan büyük bir limon ağacı görür. Canı limon ister ama bir türlü komşusuna söyleyemez, utanır.
Bir ara komşusu mutfağa gidince o, yakasından çıkardığı bir dikiş iğnesini limona batırır ve deldiği yerden limon suyunu emmek suretiyle bu arzusunu tatmin eder.
Nihayet bir erkek evledı [...]

No ResponsesOcak 31st, 2010

Kul Hakkı ve Cennete Girmek

Hz. Enes (r.a.) anlatıyor:

Resûlüllah (s.a.v.) ile beraber bulunuyorduk. Bir ara azı dişleri görülecek şekilde gülümsedi. Sebebini sorduğumuzda şöyle buyurdular:

-Ümmetimden iki kiÅŸi Allâh’ın huzuruna gelirler.

Birisi,
-Yâ Rab, benim bunda hakkım var; hakkımı bundan al, bana ver, der.

Allah Teâlâ da ötekine,
- Hakkını ver, buyurur.

Adam,

-Yâ Rab, bende sevap nâmına bir şey kalmadı, der.

Cenâb-ı Hakk,
-Baksana, bu adamın sevabı kalmadı, ne [...]

No ResponsesOcak 31st, 2010

YediÄŸin giydiÄŸin haram olunca

Bir gün Yahyâ Efendi hazretleri Sahn-ı semân Medresesine gitmek için yola çıkmıştı. Yolda atının yularını bir papaz tuttu ve; -Ey âlim zât! Ey Yahyâ Efendi! Size bir suâlim var. Bu müşkül işi bana îzâh edin. Soracağım şeyin cevâbı acabâ dîninizde var mıdır? Her sene yeni defter tutulmayıp, gidiyor. Ölen kalan kim bilinmeden ölmüş bir [...]

No ResponsesOcak 31st, 2010

Vakit Geldi

Cüneyd-i BaÄŸdâdî, insanlara ilim öğretmek için bir meclis kurdu. Herkes bu sohbetlere gelip istifâde etmeye baÅŸladı. Bir gün hıristiyan fakat hıristiyan olduÄŸuna dâir görünüşte bir alâmeti bulunmayan bir genç, Cüneyd-i BaÄŸdâdî’nin sohbet ettiÄŸi meclise gelip, Cüneyd-i BaÄŸdâdî’ye şöyle dedi:
“Ey üstâd! Hazret-i Peygamber buyuruyor ki:
“Müminin firâsetinden korkunuz. Çünkü o, Allahü teâlânın nûru ile bakar.” Bunun mânâsı [...]

No ResponsesOcak 31st, 2010

Kendini Tehlikeye Atmak

İstanbul’un, İslâm orduları tarafından kuÅŸatılması, ilk defa Hz. Muaviye r.a.’ın halifeliÄŸi sırasında olmuÅŸtur. Hz. Muaviye, Süfyan b. Avf r.a. komutasında büyük bir orduyu Bizans üzerine gönderirken, oÄŸlu Yezid’in de aynı orduya katılmasını istemiÅŸti. Fakat Yezid birtakım mazeretler ileri sürerek geri kalmak isteyince, onu göndermekten vazgeçmiÅŸti.
Savaşa çıkan askerler yolda açlık, hastalık ve sıkıntılarla karşılaşmış, bu [...]

No ResponsesOcak 31st, 2010

Mezarlıktaki Ateş

Bir gün Emîr-ül mü’minîn Hz.Ömer (r.a) derviÅŸlere bahşîş verdi, mal ihsân etdi. Bir kiÅŸi bir oÄŸlan çocuÄŸu ile geldi. Ömer (r.a) buyurdu;
-Sübhânallah! Bu çocuğun sana benzediği kadar, birbirine benzeyen kimse görmedim. Muhakkak ki bu oğlan sana benzer.
O kiÅŸi dedi ki:
-Yâ emîr-el mü’minîn! Bu oÄŸlanın acâib ahvâlinden sana haber vereyim. Ben sefere gitmek [...]

No ResponsesOcak 31st, 2010

Esma-ül hüsna

1. allah: her ismin vasfını ihtiva eden öz adı.
2. er-rahman: dünyada bütün mahlukata merhamet eden, şefkat gösteren,ihsan eden.
3. er-rahim: ahirette, müminlere acıyan.
4. el-melik: yaratıcı, kainatın sahibi.
5. el-kuddus: her noksanlıktan uzak.
6. es-selam: her tehlikeden selamete çıkaran.
7. el-mümin: iman nurunu veren.
8. el-müheymin: her şeyi görüp gözeten.
9. el-aziz: mutlak galip, karşı gelinemez.
10.el-cebbar: dilediğini yapan ve yaptıran.
11.el-mütekebbir: büyüklükte eşi [...]

No ResponsesOcak 30th, 2010

Beni Yalnız Bırakma

Gönlüm gözüm Sen’in ile açılır,
Geçilmezler Sen’in ile geçilir,
Adın anılınca nurlar saçılır;
Doğ rûhuma beni hasretle yakma!
Hak aşkına kulun yalnız bırakma!
Ben bir kapıkulu, Sen de Sultansın,
Yolda kalmışlara Haktan emansın,
Ben bir cesed isem, Sen onda cansın;
DoÄŸ rhuma beni hasretle yakma!
Dost aşkına kulun yalnız bırakma!
Âşıklar ararlar Sen’i her yerde,
Dudağın şerbeti dermandır derde..
Ben bir dertli isem dermanım nerde?
Doğ rûhuma beni [...]

No ResponsesOcak 30th, 2010
chat - sohbet - sohbet - sohbet dini sohbet islami sohbet dini sohbet sohbet chat sohbet Geveze Sohbet Mirc Mirc sohbet chat Sohbet Sohbet Chat sohbet odalarý ilahiler Cemal Kuru ilahileri Abdurrahman önül ilahileri mynet sohbet film izle film izle Mynet Sohbet balim chat - balim -